Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının (KADEK) Kesinleşmesine Kadar İşlenen Tüm Eylemler Tek Suç Olarak Değerlendirilmeli, Ortak Bir KADEK Verilmelidir
- Av. Kaan Demir

- 13 May
- 2 dakikada okunur

YARGITAY, 10. CEZA DAİRESİ, E. 2024/3163, K. 2025/5452, T. 12.05.2025: "Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden; Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesi ve Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesince, davaların Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava ile birleştirilmesi, her üç davanın birleştirilmesinden sonra, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın tüm eylemlerine ilişkin olarak ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararları ve hatalı gerekçe ile durma kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür."
YARGITAY, 8. CEZA DAİRESİ, E. 2025/3050, K. 2026/506, T. 13.01.2026: "ortada geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı da bulunmadığı, Kanun yararına bozma istemine konu dava dosyalarında 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği, bu doğrultuda doğrudan kamu davası da açılamayacağı ve tüm suçlara ilişkin dosyaların birleştirilerek tek bir kamu davası açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi "
YARGITAY, 8. CEZA DAİRESİ, E. 2024/14492, K. 2025/2197, T. 18.03.2025: "sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür."
YARGITAY, 10. CEZA DAİRESİ, E. 2023/13338, K. 2024/19896, T. 10.06.2024 :"Sanık hakkında ilk eylemi nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz yolu belirtilmeksizin usulsüz olarak verildiği, karara karşı sanığın itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin 15 günlük itiraz süresinin gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmadığından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, bu durumda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 16.09.2019 tarihli eylem nedeniyle doğrudan kamu davası açılamayacağı, 16.09.2019 tarihli eylem, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden erteleme kararının 16.09.2019 tarihli eylemi de kapsayacağı anlaşılmakla, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar işlenen aynı nitelikteki tüm eylemlerin tek suç olarak ve mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabulü gerekmektedir."


