İşçinin İşyerinde Hırsızlık Yapması (SGK 46 Kodu) (2026)
- Av. Yunus Emre Aydın

- 25 Haz
- 14 dakikada okunur
Çalışma hayatında taraflar arasındaki ilişkinin temel taşı "güven ve sadakat"tir. Bu temeli en derinden sarsan, telafisi ve affı çoğu zaman imkansız olan eylemlerin başında ise "işyerinde hırsızlık" iddiaları gelmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sisteminde 46 çıkış kodu, işverene iş sözleşmesini derhal, ihbarsız ve tazminatsız olarak feshetme yetkisi veren en ağır yaptırımlardan biridir. Ancak uygulamada, sırf kasa açığı çıktığı, şüpheli bir durum oluştuğu veya yeterli denetim yapılmadığı için somut delillere dayanmadan işçilerin 46 kodu ile işten çıkarıldığına sıklıkla rastlanmaktadır. İş hukuku, hırsızlık gibi yüz kızartıcı bir suçlamanın "varsayımlarla" yapılamayacağını son derece katı ispat kurallarına bağlamıştır. Bu kapsamlı rehberimizde; hırsızlık fiilinin iş hukukundaki sınırlarını, Yargıtay içtihatları ışığında hangi eylemlerin hırsızlık sayılıp sayılmadığını, ispat yükümlülüklerini, ceza davası süreçlerinin iş davalarına etkisini ve 46 kodu ile haksız yere işten çıkarılan işçinin hak arama yollarını tüm hukuki detaylarıyla inceliyoruz.

İşçinin İşyerinde Hırsızlık Yapması Nedeniyle Fesih Nedir?
İşçinin işyerinde hırsızlık yapması nedeniyle iş akdinin feshi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendine dayanır. Kanun koyucu bu bendi şu şekilde düzenlemiştir: "İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması." Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, eylemin illa Türk Ceza Kanunu (TCK) anlamında bir "hırsızlık suçu" teşkil etmesinin zorunlu olmamasıdır. İş hukukunda odaklanılan nokta, eylemin sadakat borcunu ve güven ilişkisini onarılamaz biçimde çökertip çökertmediğidir.
İşyerindeki Hırsızlık Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kalması Haklı Fesih İçin Yeterlidir
Ceza hukukunda hırsızlık suçunun tamamlanması ve failin malı kendi hakimiyet alanına geçirmesi aranırken, iş hukukunda "hırsızlığa teşebbüs" dahi 46 kodu ile tazminatsız fesih için yeterlidir. İşçinin, işyerine ait bir malı dışarı çıkarmaya çalışırken x-ray cihazında, güvenlik aramasında veya kapıda yakalanması, eylem tamamlanmasa bile güven bağını yıktığı için haklı fesih nedenidir.
İşyerinde Çalınan Malın Değerinin (Azlığı veya Çokluğunun) Önemi Bulunmamaktadır
Toplumda genellikle "ufak tefek" eşyaların alınmasının hırsızlık sayılmayacağı gibi yanlış bir algı vardır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, işçinin sağladığı ekonomik yararın veya işverenin uğradığı zararın azlığı ya da çokluğu fesih sebebinin oluşmasında etkili değildir. İşçinin milyonlarca liralık bir teçhizatı çalması ile, 100 TL değerindeki bir hurda kabloyu, birkaç liralık bir kalemi veya bir kutu meyve suyunu izinsiz alması arasında "sadakat borcuna aykırılık" bakımından hiçbir fark yoktur. Ölçülülük ilkesi, hırsızlık kastının net olduğu durumlarda işçi lehine işletilmez.
Hırsızlık Kastı Bulunup Bulunmadığının Önemi
İş hukukunda, işyerinden izinsiz olarak mal çıkarma eyleminin varlığı her durumda doğrudan "Kod 46" kapsamında haklı nedenle fesih gerekçesi oluşturmaz; bu noktada işçinin kastı belirleyicidir. Örneğin Yargıtay; işyerindeki yemek artıklarını sokak hayvanlarını beslemek amacıyla dışarı çıkaran işçinin eylemini, "hırsızlık kastı" barındırmadığı ve haksız menfaat sağlama amacı taşımadığı gerekçesiyle haklı fesih nedeni saymamış ve feshin haksız olduğuna hükmetmiştir.
İşyerindeki Hırsızlığa Göz Yummak (Bildirim Yükümlülüğünün İhlali)
İşyerinde bir hırsızlık vakasını gören, bilen ancak durumu üstlerine veya işverene bildirmeyen (örneğin mazot hırsızlığı yapan alt birimindeki işçiyi idare eden şef) personelin iş sözleşmesi de "doğruluk ve bağlılığa aykırılık" kapsamında 46 koduyla feshedilebilir. Bizzat çalmamış olsa da hırsızlığa göz yummak, işverenin güvenini kötüye kullanmaktır.
Hırsızlık Nedeniyle Fesihlerde "Şüphe Feshi" Kavramı Nedir?
Kod 46 ile gerçekleştirilen fesihlerde işverenin karşılaştığı en büyük risk ispat yükümlülüğüdür. Hırsızlık gibi yüz kızartıcı iddialar; soyut beyanlar, dedikodular veya yetersiz sayım tutanaklarıyla gerekçelendirilemez. Feshin hukuka uygun sayılması için net kamera kayıtları, görgü tanığı beyanları, suçüstü tutanakları veya işçinin yazılı ikrarı gibi somut deliller aranır. Ancak, hırsızlık vakasının meydana geldiği ve odaya yalnızca ilgili işçinin girdiğinin sabit olduğu, buna karşın eylemin anbean görüntülenemediği istisnai durumlarda Yargıtay "şüphe feshi" kavramını devreye sokmaktadır. Eylem kesin olarak kanıtlanamasa dahi, mevcut objektif ve güçlü emareler işverenden iş ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceği ağırlıkta bir şüphe ve güven sarsılması yaratmışsa fesih geçerli kabul edilir.
Şüphe feshi, haklı nedenle fesih (Kod 46) ağırlığında kabul edilmez. Yargıtay yerleşik içtihatlarında bu durumu İş Kanunu m. 18 kapsamında "geçerli fesih" olarak nitelendirir. Bu ayrımın hukuki sonucu şudur: İş ilişkisi sona erer ve işçi işe iade davası açsa dahi dava reddedilir; ancak hırsızlık eylemi kesin olarak ispatlanamadığı için işçiye kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi zorunludur. İşverenin somut delil olmaksızın, salt şüpheye dayanarak doğrudan Kod 46 ile haklı fesih yoluna gitmesi halinde, açılacak tazminat davasında tüm alacakları mahkeme masrafları ve faiziyle birlikte ödemek zorunda kalacağı unutulmamalıdır.
Hırsızlık Nedeniyle Fesihlerde Ceza Davasının İş Davasına Etkisi (Bekletici Mesele Kuralı)
İşyerindeki hırsızlık olayları doğası gereği adli makamlara intikal eder ve işçi hakkında savcılık soruşturması/ceza davası açılır. Ceza hukukundaki yargılama ile iş hukukundaki (tazminat/işe iade) yargılama birbirine paralel ilerlese de kuralları farklıdır. Yargıtay, hırsızlık nedenine dayalı iş davalarında, devam eden ceza davasının sonucunun "bekletici mesele" (karar vermek için ceza davasının sonucunu bekleme zorunluluğu) yapılması gerektiğini içtihat etmiştir.
Ceza davasından çıkacak beraat kararlarının iş mahkemesine etkisi şu şekilde ayrılır:
Delil Yetersizliğinden Beraat ("Şüpheden Sanık Yararlanır" İlkesi): Ceza hukukunda bir kişinin ceza alabilmesi için "%100 kesinlik" gerekir. Eğer işçi, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesiyle veya "kesin delil bulunamaması" nedeniyle beraat ederse, bu beraat kararı iş mahkemesi hakimini bağlamaz. İş hakimi; kendi dosyasındaki delillere, işyeri tutanaklarına ve disiplin soruşturması evraklarına bakarak "Burada ceza verecek kadar delil yok ama iş ilişkisini bitirecek kadar güven sarsıcı bir durum var" diyerek 46 kodu ile yapılan feshi haklı bulabilir ve tazminatları reddedebilir.
Maddi Vakıanın Yokluğundan Beraat (Fiilin İşlenmediğinin Sabit Olması): Eğer ceza mahkemesi; "Bu hırsızlık olayını bu işçi yapmamıştır" veya "Ortada çalınan bir mal yoktur, suç uydurulmuştur" diyerek beraat verirse, işte bu karar iş mahkemesi hakimini kesin olarak bağlar. Bu durumda 46 kodu ile yapılan fesih baştan sona haksız hale gelir ve işçi alacaklarını almaya hak kazanır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB): Ceza mahkemesinin verdiği HAGB kararı teknik olarak kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü değildir. Ancak işçi hırsızlık eylemini gerçekleştirmiş ve mahkeme bu fiili tespit etmiştir. Bu nedenle HAGB kararı, iş mahkemesi nezdinde işverenin 46 koduyla yaptığı feshin "haklılığını" kanıtlayan çok güçlü bir belgedir.
Şikayetten Vazgeçme Nedeniyle Düşme: İşverenin ceza mahkemesinde işçi hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi üzerine belirli şartlarda verilen "düşme" kararı, işverenin 46 kodu kapsamındaki haklı fesih iradesinden vazgeçtiği anlamına gelmez. İşveren tazminat ödememekte haklı bulunmaya devam edebilir.
Hırsızlık Nedeniyle Fesihte 6 İş Günlük Süre
İşveren, hırsızlık vakasını ve eylemi yapan işçiyi öğrendiği günden itibaren 6 iş günü içinde haklı fesih yetkisini kullanmalıdır. Bu süre kaçırılırsa, hırsızlık %100 ispatlansa dahi fesih haksız hale gelir ve işçiye kıdem ile ihbar tazminatı ödenmesi gerekir.
Feshe Yetkili Makam: 6 iş günlük süre, olayın alt personel veya şefler tarafından öğrenildiği tarihte başlamaz. Şirket müdürü veya yönetim kurulu gibi feshe yetkili makamın durumu kesin olarak öğrendiği gün başlar.
Soruşturma ve Denetim: İşyerinde iç denetim, müfettiş veya muhakkik incelemesi yapılıyorsa süre askıdadır. 6 iş günü, soruşturma raporunun tamamlanıp feshe yetkili makama sunulduğu gün işlemeye başlar.
Hırsızlık Nedeniyle 46 Kodu ile İşten Çıkarılan İşçinin Hakları Nelerdir?
Hırsızlık iddiasıyla, 46 SGK kodu kullanılarak işten çıkarılan bir işçi "tüm haklarını kaybettiğini" düşünebilir. Ancak hukuki gerçeklik, olayın ispat edilip edilememesine göre tamamen değişir.
Kıdem ve İhbar Tazminatı: İddia kanıtlanırsa ödenmez. Ancak işveren ispat yükünü yerine getiremezse, şüphede kalırsa veya usuli (6 günlük süre gibi) hatalar yaparsa işçi arabuluculuk ve dava yoluyla bu tazminatları faiziyle tahsil eder.
İşsizlik Maaşı: 46 kodu, İŞKUR'un işsizlik ödeneği bağlamasını doğrudan engeller. İşçinin bu maaşı alabilmesi için ya arabuluculuk aşamasında işverenle anlaşıp fesih kodunu düzelttirmesi (Örn: 04 Kodu) ya da açacağı davanın sonucunda feshin haksızlığını tescillemesi gerekir.
Kazanılmış (Mutlak) İşçilik Alacakları: İşçi işyerini soymuş dahi olsa, geçmişe dönük içeride kalan Yıllık İzin Ücretleri, Fazla Mesai (Mesai) Alacakları, Hafta Tatili ve Resmi Tatil (UBGT) Ücretleri ile ödenmemiş içerideki maaşları kesinlikle yanmaz. İşveren, "Sen hırsızlık yaptın, içerideki maaşını veya mesaini buna sayıyorum" diyemez. Takas ve mahsup işlemleri ancak kesinleşmiş mahkeme kararları veya işçinin açık yazılı rızası ile yapılabilir.
İşyerinde Hırsızlık Konulu Emsal Yargıtay Kararları
Çalınan Malın Değerinin Veya İşçinin Sağladığı Ekonomik Yararın Haklı Feshe Etkisinin Bulunmadığı (Hurda Kablo Hırsızlığı)
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2022/5974, K. 2022/6894, T. 31.05.2022 "...davacının 18/05/2016 günü arıza için görevlendirildiği ve arıza giderildikten sonra kesilen 240 TL değerindeki hurda kabloyu ekip aracı ile... İsimli hurda kablo toplayan bir hurdacı işyerine teslim ettiği, davalı işverenliğin olayın kesin sorumlulularını bulmak için çaba sarf ettiği ve olayı davacının 10.08.2016 günlü iç denetim denetim elemanına verdiği yazılı ikrar ile kesin sorumluyu öğrendiği ve olayın disiplin sürecine götürüldüğü 6 günlük hak düşürücü sürenin 10.08.2016 günü başladığı ve iş akdinin disiplin kurulu kararı ile 19/08/2016 günü feshedildiği anlaşılmış olup, davacının bu şekilde doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu, sadakat borcuna aykırı davrandığı, işçinin işverenin güvenini kötüye kullandığı durumlarda işçinin sağladığı ekonomik yararın azlığı veya çokluğunun fesih sebebinin oluşmasında etkili olmadığı, davacının iş akdinin devamını sürdürmesinin davalı işverenden beklenemeyeceği kanaatine varılarak, yapılan feshin İK.m.25/II-e kapsamında haklı fesih olduğu anlaşılmakla..."
Hırsızlık Eyleminden Dolayı Açılan Ceza Davasının, İş Davasında Bekletici Mesele Yapılmasının Zorunlu Olduğu
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2016/17852, K. 2016/13587, T. 07.06.2016 "Şöyle ki; dosyanın incelenmesinde davacının feshe konu hırsızlık eyleminden ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/110 Esas sayılı dosyası ile yargılandığı, beraatine karar verildiği ve dosyanın Yargıtay'da temyiz incelenmesinde olduğu dolayısıyla feshe konu hırsızlık suçunun henüz sübut bulmadığı göz önünde bulundurulduğunda,bahse konu ceza mahkemesi dosyasının kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre işveren feshinin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken hırsızlık eyleminin niteliği gereği eşit işlem borcuna aykırılığın da söz konusu olmayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup,bozmayı gerektirmiştir."
Yemek Artıklarının Sokak Hayvanlarına Verilmesinde Hırsızlık Kastı (Kötü Niyet) Bulunmadığı
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/8460, K. 2025/9714, T. 09.12.2025 "...diğer tanık [...] . ise davacıya atfedilen [...] sonrası depoda sayım yapıldığını ve eksiklik olmadığını tespit ettiklerini belirtmiş olup davalı tarafça malzeme eksiği olduğunu gösteren herhangi bir delil de sunulmadığı, davacı beyanlarında yemek artıklarını sokak hayvanlarına verdiklerini ileri sürmekte olup ifadelerin hırsızlık kastıyla hareket edildiği şeklinde yorumlanamayacağı, kamera kayıtlarının davacı [...] diğer işyeri çalışanının olay günü davranışları ile ilgili şüphe oluşturmakta ise de tam olarak davacının bir kısım kullanılabilir yiyecek ve diğer malzemeyi işyerinden çıkarttığını tek başına ispata yeter mahiyette olmadığı gibi işverence malzeme eksiği olduğunun da ortaya konulamadığı, mevcut delil durumu karşısında haklı fesih savunmasının ispat edilemediği sonucuna varılmakla kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiği..."
Müşteriye (Üçüncü Kişiye) Ait Özel Eşyaların İzinsiz Alınmasının Haklı Fesih Sayılacağı
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2018/8741, K. 2019/6659, T. 25.03.2019 "Sonuç olarak davacının davalı bakımevinde kalan bir sakinin odasına kurumdan ve bu sakinden izin almadan girdiği, özel eşyalarını karıştırdığı ve bu esnada bulduğu bıçağı da aldığı sabit olmakla davacının bu davranışlarının yukarıda açıklanan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin (II) hükmü kapmasında doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olduğu anlaşıldığından iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmakta olup yazılı gerekçeyle davacının işe iadesine karar verilmesi hatalıdır."
Hırsızlığın Gerçekleştiği Araca Sırf Binmiş Olmanın Haklı veya Geçerli Şüphe Feshi İçin Yeterli Görülmeyeceği
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2019/1352, K. 2019/7992, T. 08.04.2019 "... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/257 esas 2015/777 karar sayılı dosyası kapsamına göre davacının hırsızlık olayından mahkum olan ... ile aynı fabrikada çalışıp,işyerinde servis bulunmaması nedeniyle aynı kişinin aracı ile muhtelif zamanlarda iş yerinden ayrıldığı, davacının sırf bu kişinin aracına binmesinin ve araçtaki alkol kokusunu farketmemesinin feshe dayanak yapılamayacağı, dinlenme bölümünde çalışan davacının aynı araçta bulunan ve hırsızlığa konu olan rakının ... tarafından araçta taşındığına ilişkin bilgi sahibi olamayacağı, işverenin davacının bu hırsızlık olayından haberdar olduğu yönündeki şüphesinin makul ve objektif bir şüphe olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi gerekçeler ile reddine karar verilmesi hatalıdır."
Ceza Mahkemesince Verilen Beraat Kararının Onanmasına Rağmen İş İlişkisinin Sürdürülmesinin Beklenemeyeceği (Geçerli Fesih)
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2014/13229, K. 2014/30691, T. 23.10.2014 "Somut olayda, davacının iş akdi, iş yerinde hırsızlık yaptığı gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi uyarınca feshedilmiştir. Hırsızlık olayı ile ilgili davalı işveren şikayetçi olmuş ve davacı hakkında Gaziantep 5. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmış ve yapılan yargılama sonunda davacı hakkında üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ve bu beraat kararı Yargıtay incelemesinden geçerek onanmıştır. Dosya içinde yer alan bilgi ve belgeler ile ceza dosyası birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı hakkında hırsızlık suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilip bu beraat kararı Yargıtayca da onanmışsa da taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığı ve iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işverenden beklenmeyeceği ve feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır."
Ceza Davasında Verilen Beraat Kararının Kesinleşmesinin Bekletici Mesele Yapılması Gerekliliği
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2016/6272, K. 2019/16570, T. 23.09.2019 "Feshe dayanak suçlamalarla ilgili işverenlik tarafından davacı hakkında yapılan suç duyurusu üzerine başlatılan savcılık soruşturmasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/44601 sayılı soruşturma dosyasından hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaktan dava açıldığı ve İstanbul 50.Asliye Ceza Mahkemesince sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. ... Feshe konu iddialar yönünden davacı hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verilmişse de işveren tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Ceza davasında verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de verilebilecek mahkumiyet kararı ile bağlı olduğu ve iş bu dava sonucunu etkileyebilecek nitelikte olan ceza davası sonucunun beklenerek karar verilmesi gerekirken bekletici mesele yapılmadan sonuca gidilmesi hatalıdır."
İşçinin Bir Defaya Mahsus Bile Olsa İşyerinden Ücret Ödemeden Sakız Alması Haklı Fesih Nedenidir
YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ, E. 2011/10033, Κ. 2012/3750, Τ. 09.03.2012: "Somut olayda, davacının 09.01.2010 tarihinde sakız reyonundan ücretini ödemeden sakız aldığı, tutanak mümzinin olayı dolayı doğruladığı, davacınında savunmasında, nefsine yenildiğini, büfeden sakız aldığını, büfe sorumlusuna söyleyemediğini, parası olmadığından aldığını, hatasının farkında olmadan sakızı aldığını, özür dilediğini beyan ettiği uyuşmazlık konusu olmayıp, eyleminin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e bendince, işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması fiilini oluşturduğu, davacının bu eylemini bir defa yapmasının fesih nedeni sayılamayacağı anlamına gelmeyeceği düşünvelmeden, davanın reddi yerine yanlış yorum ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir."
Kamera Sisteminden Sorumlu Şefin Depodaki Hırsızlık Vakası Sonrasındaki İhmali Davranışlarının Geçerli Fesih Sebebi Sayılması
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2015/32025, Κ. 2016/14473, Τ. 16.06.2016: "hırsızlık olayı meydana geldikten sonra olay yerini gören bir kameranın kayıt yapmadığının tespit edildiği, kayıtların silindiği ifade edilmişse de, kaydın silindiği konusunda yeterli delil sunulmadığı gibi, davacının kaydı sildiği konusunda somut ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, ancak meydana gelen olayda, davacının "kısım şefi olarak sorumluluğun kendisinde olduğunun bilincinde olduğu" yönündeki savunması, davalı tanıklarının "kamera sisteminden davacının sorumlu olduğunu" ifade eden anlatımları değerlendirildiğinde davacının ihmali nitelikteki bu davranışlarının işyerinde olumsuzluğa yol açtığı, davalının davacıyla çalışma ilişkisini devam ettirmesinin beklenemeyeceği, feshin haklı fesih ağırlığında olmamakla birlikte geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir."
İşçinin Hırsızlık Yaptığına Dair Kesin ve İnandırıcı Başka Delil Bulunmaması Halinde Feshin Haksız Sayılması
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2010/51314, Κ. 2013/8411, Τ. 11.03.2013: "Yerel mahkemece, olayın tarafı olan işçi dışında davacının hırsızlık yaptığına ilişkin kesin ve inandırıcı mahiyette başka delil bulunmadığı ve 5 yıla yakın hizmeti olan bir kişinin iş arkadaşının cep telefonunu çalmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve işverenin haklı feshi kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi yerindedir."
İş Çıkışı Yapılan Kontrolde Çantasında Kuruma Ait Malzeme Bulunan İşçinin Eyleminin Tutanak ve Şahitle İspatlanması Suretiyle Haklı Fesih
YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ, E. 2013/18537, Κ. 2014/33335, Τ. 26.11.2014: "Somut olayda, davacı davalı şirket bünyesinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Güçsüzler Yurdunda temizlik işçisi olarak çalışmakta olup 18.08.2010 tarihinde vardiya çıkışı yapılan kontrolde çantasında kuruma ait yaklaşık birbuçuk kg et bulunduğuna dair yurt müdürü ve görevli hemşireler tarafından tutanak tutulmuştur. Duruşmada dinlenen tutanak mümzileri tutanak içeriğini doğrulamıştır. Davalı işverenin haklı fesih sebebi yaptığı davacının davranışı tutulan tutanak ve görgüye dayalı şahit beyanları ile ispatlanmıştır. Saptanan bu durum karşısında kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir."
Hırsızlık İddialarında Şüphe Feshinin ve Diğer Disiplin Aykırılıklarının Eksik Araştırılması
YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ, E. 2013/33692, Κ. 2013/26433, Τ. 25.11.2013: "Mahkemece feshin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığı kabul edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi ise de davacının hırsızlık yaptığına ilişkin somut deliller bulunmamakla birlikte diğer iddialar yönünden araştırma yapılmadığı gibi dosyada mevcut deliller işveren bakımından şüphe feshinin oluşup oluşmadığı yönünde de bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır. Davacı hakkındaki diğer iddiaların araştırılması ve dosyadaki delillerin şüphe feshi yönünden değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir iken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."
Mutfaktan İzinsiz Yiyecek Çıkarma Eyleminin Ceza Mahkumiyeti Şartı Olmaksızın Haklı Fesih Oluşturması
YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ, E. 2014/30634, Κ. 2016/2954, Τ. 09.02.2016: "Bununla birlikte bahsi geçen eylemin davalı işyeri için fesih sebebi sayılabilmesi için davacının isnat edilen suçtan mahkumiyeti de şart değildir. Davacının söz konusu yiyecek alma eylemini izinsiz yaptığı, dosya içeriği, davacının beyanları ile duruşmada dinlenen yemekhane sorumlusu tanığın beyanları ile tespit edilmiştir. Söz konusu davaranış, dürüstlük kurallarına aykırı olup güven sarsıcı niteliktedir. Anılan sebeplerle davacının iş sözleşmesinin feshi haklı sebeplere dayandığından kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekir."
İşçinin Haksız Yere Hırsızlıkla Suçlanmasının İşçi Açısından Haklı Fesih ve Manevi Tazminat Sebebi Olması
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2010/28951, Κ. 2012/36519, Τ. 07.11.2012: "Somut olayda, davacının, davalı işveren vekili tarafından haksız yere, hırsızlık suçlamasıyla suçlanarak zan altında bırakıldığı, davacı açısından bu durumun İş Kanunu' nun 24/II-c maddesi gereğince haklı fesih nedeni oluşturduğu düşünülmeden yeterli olmayan gerekçe ile davacının kıdem tazminatı alacağının kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır. Ayrıca, davacının, davalı işveren vekili tarafından haksız yere, hırsızlık suçlamasıyla suçlanarak zan altında bırakılmasının, davacıya manevi tazminat isteme hakkı vereceği dikkate alınmadan bu talebin reddine karar verilmesi de ayrıca isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir."
Kasada Çıkan Açıklar Bakımından Mali Müşavir ve Bilirkişi İncelemesi Yapılması Zorunluluğu
YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ, E. 2012/8799, Κ. 2012/28976, Τ. 20.12.2012: "Somut olayda davacı ... sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirtmiş, davalı işveren ise davacının davalı işyerinde mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, çalıştığı dönemde kasada açık çıktığını, buna ilişkin olarak birden fazla kez savunmasının alındığını belirtmiş olduğuna göre mahkemece davalı işyerinde bir mali müşavir aracılığı ile davalı tarafından iddia edildiği gibi bir kasa açığının bulunup bulunmadığı, varsa davacının bu kasa açığı ile ilgili olarak kusuru olup olmadığı, ayrıca kasada ortaya çıkan açık miktarının belirlenmesi hususunda bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz, olup bu husus bozmayı gerektirmektedir."
İşverenin Hırsızlık Olayını Kolluğa Bildirmesinin Anayasal Şikayet Hakkı Kapsamında Olup Kötü Niyet Sayılamayacağı
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2010/36548, Κ. 2012/44302, Τ. 26.12.2012: "Somut olayda, mahkeme tarafından; "Davacı hakkında hırsızlık suçundan dolay takipsizlik kararı verilmiş olması ve işveren tarafından soruşturma sonucu beklenmeden davacının işyerinden hırsızlık yaptığı gerekçesiyle iş aktini feshetmesi nedeniyle davalının kötü niyetli olduğu kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle davacının kötü niyet tazminatına hak kazanıldığı kabul edilmişse de işverenin işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak kolluk güçlerine başvurmasının feshin kötü niyetli olarak yapıldığını göstermeyeceği zira işverenin Anayasa' da ve yasalarda düzenlenen şikayet hakkını kullandığı, yasal bir hakkın kullanılmasının kötü niyet olarak kabulünün mümkün olmadığı bu nedenlerle yasal şartları oluşmadığı halde davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi hatalıdır."
Hırsızlık Olayını İşverene Bildirmeyip Kendi Aralarında Kapatmaya Çalışan Bölüm Sorumlusunun Feshinin Geçerli Sayılması
YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ, E. 2015/24197, Κ. 2015/28655, Τ. 14.10.2015: "Somut olayda, davacının bölüm sorumlusu olduğu işyerinde meydana gelen hırsızlık olayını işverene bildirmeyerek kendi aralarında kapatmaya çalıştığı, işçinin bu davranışının işverenin güvenini zedelediği bu durum karşısında işverenden iş ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, feshin haklı sebep ağırlığında olmasa bile geçerli sebep ağırlığında olduğundan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir."
Ceza Soruşturmasında Takipsizlik Verilen ve İşyerinde Malzeme Eksikliği İspatlanamayan İşçinin Feshinin Haksızlığı
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2025/8460, K. 2025/9714, Τ. 09.12.2025: "kamera kayıtlarının davacı [...] diğer işyeri çalışanının olay günü davranışları ile ilgili şüphe oluşturmakta ise de tam olarak davacının bir kısım kullanılabilir yiyecek ve diğer malzemeyi işyerinden çıkarttığını tek başına ispata yeter mahiyette olmadığı gibi işverence malzeme eksiği olduğunun da ortaya konulamadığı, mevcut delil durumu karşısında haklı fesih savunmasının ispat edilemediği sonucuna varılmakla kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiği"
Hırsızlık İddiasına İlişkin Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı Verilmesi ve Kamerada Kanıt Bulunmaması Halinde Feshin Geçersizliği
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2015/26676, Κ. 2015/27733, Τ. 07.10.2015: "Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi hırsızlık yaptığı gerekçesiyle haklı nedenle feshedilmiş ise de davacı hakkında yürütülen soruşturmada hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalı şirket vekilinin itirazı üzerine bu kararın kaldırıldığı ancak yeniden yapılan soruşturmada davacı hakkında tekrar kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, eşyaları kaybolan firma sahibinin alınan ifadesinde davalı şirkete kaç tane kıyafet getirdiklerini tam olarak bilmediklerini, davacının firmaya ait eşyaların bulunduğu kolileri taşıdığından haberinin olduğunu ve davacı hakkında herhangi bir şikayetlerinin olmadığını beyan ettiği, izlenen güvenlik kamerası görüntülerinden de davacının isnat edilen hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğine dair bir kanıt elde edilemediği dolayısıyla davalı işverenlikten feshin haklı veya geçerli olduğuna ilişkin üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır."
Güvenlik Amirinin Nöbetindeki Hırsızlıktan Sorumlu Tutulabilmesi İçin Keşif ve Uzman Bilirkişi İncelemesi Yapılması Zorunluluğu
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2013/12178, Κ. 2015/7677, Τ. 23.02.2015: "Gece bekçisinin görevi; görev yaptığı sahadaki malların güvenliğini sağlamaktır. Davacının görev yaptığı sahada hırsızlığın gerçekleştiği dosya kapsamından sabittir. Ancak davacının hırsızlık olayının meydana gelmesine sebebiyet vermesinden sorumlu tutulabilmesi için görevin ifası sırasında davalı işverenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği başka bir deyişle; gece bekçisinin hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusuru olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Mahkemece yapılacak iş; olaya ilişkin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma evrakı getirtilerek mahallinde güvenlik uzmanı, iş güvenliği uzmanı marifetiyle keşif yapılarak davacının görevini ihmal edip etmediği hususunu tespit etmektir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır."
Kapıyı Açık Bırakıp Araç Giriş Çıkışlarında Önlem Almayan Güvenlik Görevlisinin Kusuru Nedeniyle Haklı Fesih
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2014/23649, Κ. 2014/35935, Τ. 27.11.2014: "Somut olayda, davacı, güvenlik görevlisi olarak çalışmakta olup görevli olduğu vardiya sırasında iş yerinin kapısının açık olduğu, iş yeri kapısından giren ve çıkan araçlarla ilgili gerekli önlemleri almadığı ve hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusur ve ihmali bulunduğu ve işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü hatalıdır."
Sonuç ve Değerlendirme
SGK 46 çıkış kodu, işçinin kariyeri, sicili ve maddi hakları üzerinde yıkıcı etkiler bırakan; işveren açısından ise ispatlanamaması durumunda ağır tazminat yükleri ve manevi tazminat davaları doğuran iki uçlu bir durumdur.
İşverenlerin, sadece şüphe veya eksik stok verileriyle alelacele 46 koduyla çıkış yapmadan önce kamera kayıtlarının hukuka uygunluğunu, tutanaklarının şeffaflığını ve 6 iş günlük süreyi son derece profesyonelce yönetmeleri gerekir. İşçilerin ise, haksız bir isnatla karşılaştıklarında hiçbir evrakı okumadan imzalamamaları, isnat edilen fiilleri kabul anlamına gelecek beyanlardan kaçınmaları ve hak düşürücü süreleri kaçırmadan hukuki süreci başlatmaları önem taşır. Gerek hırsızlık iddiası ile karşı karşıya kalan bir çalışan, gerekse işletmesinde hırsızlık vakası tespit eden bir işveren; sürecin ceza hukuku ve iş hukuku boyutlarının iç içe geçmesi sebebiyle atılacak en doğru adım, sürecin en başından itibaren alanında uzman bir iş hukuku avukatı ile çalışmaktır. Hukuki destek almadan atılacak adımlar, telafisi imkânsız hak kayıplarına yol açacaktır.
Yasal Uyarı
Bu web sitesinde yayımlanan makale, Türk İş Hukuku mevzuatı (4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-e) ve yerleşik Yargıtay içtihatları çerçevesinde tamamen genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. İlgili metin, Türkiye Barolar Birliği’nin Reklam Yasağı Yönetmeliği ve meslek kurallarına kesin bir uyum gözetilerek hazırlanmış olup, reklam, teklif veya hukuki mütalaa (avukatlık tavsiyesi) niteliği taşımamaktadır. İş hukuku uyuşmazlıklarında hak düşürücü süreler, ispat yükümlülükleri ve her somut olayın kendine özgü dinamikleri (şüphe feshinin sınırları, ceza davalarının iş davalarına etkisi vb.) kritik öneme sahip olduğundan, hak kaybına uğramamak adına süreçlerin doğrudan bir iş hukuku avukatı rehberliğinde yürütülmesi zorunludur. Web sitesindeki bilgilerin kullanımı sonucunda doğabilecek her türlü hukuki sorumluluk kullanıcıya aittir.


