top of page

E-Ticaret Sitelerinin Ayıplı Mal Sorumluluğu (AYM İptal Kararı)

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Yunus Emre Aydın
    Av. Yunus Emre Aydın
  • 2 gün önce
  • 4 dakikada okunur

Dijital ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte mesafeli satış sözleşmeleri, perakende alışverişin temel yöntemlerinden biri hâline gelmiştir. Tüketiciler, bu süreçte çoğunlukla doğrudan satıcı firmalarla iletişime geçmek yerine; güvenli ödeme altyapısı ve geniş ürün seçenekleri sunan Trendyol, Hepsiburada, Amazon Türkiye ve N11 gibi aracı hizmet sağlayıcı konumundaki büyük e-ticaret sitelerini kullanmaktadır. Ancak, internet üzerinden satın alınan malın kusurlu, bozuk veya taahhüt edilen niteliklerden yoksun (hukuki tanımıyla ayıplı mal) çıkması durumunda, söz konusu e-ticaret sitelerinin hukuki sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusu yargıya taşınmıştır. Anayasa Mahkemesi (AYM), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin itiraz başvurusu üzerine verdiği 12/2/2026 tarihli, 2024/187 Esas ve 2026/42 Karar sayılı kararıyla, e-ticaret sitelerini ayıplı mal sorumluluğundan muaf tutan kanun hükümlerini iptal etmiştir.

İnternetten alınan ürün ayıplı veya bozuk çıkarsa kim sorumlu? AYM, e-ticaret sitelerinin sorumsuzluk muafiyetini iptal etti. İstanbuk tüketici avukatı.

İptal Edilen Yasal Düzenlemeler Neleri Kapsıyordu?

Tüketici mevzuatında, e-ticaret pazar yerleri "aracı hizmet sağlayıcı" olarak tanımlanmaktadır. AYM'nin incelemesine konu olan ve iptal edilen kurallar özetle şu şekildeydi:

  1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48/6-d maddesi: Bu kural, aracı hizmet sağlayıcının bedeli tahsil etse dahi, malın tesliminden sonra tüketicinin ayıplı mal (m. 11) kaynaklı haklarını kullanımından kural olarak sorumlu tutulamayacağını öngörmekteydi.

  2. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9/1 maddesi: Bu hüküm ise, e-ticaret sitelerinin hukuka aykırı içerik ve içeriğe konu mallardan (tüketici sözleşmeleri yönünden) sorumlu olmadığını belirtmekteydi.

E-ticaret siteleri, bu yasal maddelere dayanarak "sadece yer sağlayıcı veya aracı" olduklarını belirterek, ayıplı mal süreçlerinde sorumluluğu tamamen satıcı firmalara yönlendirmekteydi.


Anayasa Mahkemesi'nin İptal Gerekçesi Nedir?

Anayasa Mahkemesi, ilgili iptal kararında e-ticaret sitelerinin mevcut ticari işleyişteki konumunu incelemiş ve aşağıdaki hukuki gerekçelerle muafiyet hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna hükmetmiştir:


  • Aktif Aracılık Rolü: Günümüz e-ticaret siteleri yalnızca tarafları buluşturan teknik bir altyapı sunmakla kalmayıp; ürünlerin listelenmesi, kampanyaların düzenlenmesi, bedelin tahsil edilmesi ve kargo süreçlerinin takibi gibi konularda aktif rol oynamaktadır. AYM, bu şekilde "aktif aracı hizmet sağlayıcı" niteliği taşıyan yapıların tamamen sorumsuz tutulmasını hukuka aykırı bulmuştur.


  • Mülkiyet Hakkı ve Tüketicinin Korunması: Satın alınan ürünün ayıplı çıkması hâlinde tüketicinin doğrudan işlem yaptığı platformu muhatap alamaması, zararın tazmin edilememesi riskini doğurmaktadır. Yüksek Mahkeme, bu durumun Anayasa'nın 35. maddesinde yer alan mülkiyet hakkını ve 172. maddesinde yer alan devletin tüketicileri koruma yükümlülüğünü ihlal ettiğini; platformlar ile tüketiciler arasındaki adil dengenin tüketici aleyhine bozulduğunu tespit etmiştir.


Karara Düşülen Karşı Oy ve Gerekçesi

Söz konusu iptal kararı oybirliğiyle değil, oyçokluğuyla (Anayasa Mahkemesi Üyesi Ömer Çınar'ın karşı oyuyla) alınmıştır. Kararın bütünselliği açısından karşı oy gerekçesine de değinmek önem taşımaktadır.

Karşı oy gerekçesinde; iptal edilen mevcut kanun hükümlerinin tüketiciyi korumak için halihazırda yeterli güvenceleri sağladığı, e-ticaret sitelerinin ön bilgilendirme, teslim, cayma hakkının kullanımı, bedel iadesi ve kendi düzenledikleri kampanyalar gibi konularda zaten tüketiciye karşı sorumlu olduğu vurgulanmıştır.

Bununla birlikte, satılan malın ayıplı olup olmadığını bilme imkânı bulunmayan platformların ayıplı maldan kusursuz sorumlu tutulmasının, bu şirketlerin mali risklerini öngörülemez biçimde artıracağı ifade edilmiştir. Bu genişletilmiş sorumluluğun ve artan maliyetlerin nihayetinde satıcılara ve tüketiciye daha yüksek ürün fiyatları olarak yansıyacağı, rekabet dengesini bozarak bazı aracı hizmet sağlayıcıların piyasadan çekilmesine yol açabileceği, bu nedenle iptal edilen kuralların Anayasa'ya aykırı olmadığı savunulmuştur.


Tüketiciler İçin Yeni Hukuki Süreç Nasıl İşleyecek?

Bu iptal kararının yürürlüğe girmesiyle beraber, e-ticaret sitelerinin ayıplı mal konusundaki "mutlak sorumsuzluk" hâli ortadan kalkmaktadır. Tüketiciler; internet üzerinden satın aldıkları malların ayıplı çıkması durumunda, bedel iadesi, ücretsiz onarım veya ürünün ayıpsız misliyle değişimi gibi yasal seçimlik haklarını, yalnızca ürünü gönderen satıcıya değil, doğrudan alışveriş yaptıkları e-ticaret sitelerine karşı da ileri sürebilme imkânına sahip olacaklardır.


İptal Kararı Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Anayasa Mahkemesi, e-ticaret sektöründe ani bir hukuki boşluk oluşmasını önlemek ve yasa koyucuya (TBMM) bu alanda anayasaya uygun yeni bir hukuki düzenleme yapabilmesi için süre tanımak amacıyla kararın yürürlük tarihini ertelemiştir. Mahkemenin hükmü gereğince, ilgili iptal kararı Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir. Yasama organı tarafından bu dokuz aylık süre içerisinde e-ticaret platformlarının sorumluluk çerçevesini belirleyen yeni bir kanuni düzenleme yapılması muhtemeldir.


Sonuç ve Değerlendirme: İnternetten Alışverişte Tüketici Hakları Nasıl Değişiyor?

Elektronik ticaret hacminin ulaştığı boyutlar, internetten alışveriş yapan tüketicilerin yasal haklarının ve güvencelerinin yeniden şekillenmesini zorunlu kılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin e-ticaret sitelerinin sorumluluk muafiyetini iptal eden bu kararı, internetten alınan ürün bozuk çıktı ya da internetten sipariş ettiğim ürün defolu diyen tüketicilerin yaşadığı muhatap bulma sorununu çözmeyi amaçlamaktadır. Kararın yürürlüğe gireceği Mart 2027 itibarıyla, internetten alınan ürün ayıplı çıkarsa hak aramak çok daha net bir hal alacaktır; çünkü tüketiciler artık yalnızca ürünü gönderen dükkana değil, doğrudan satışı gerçekleştiren aracı platforma da hukuki talep yöneltebilecektir. Bu yeni dönem, özellikle asıl satıcıya ulaşılamayan mağduriyetlerde internet alışverişi para iadesi alma ihtimalini doğrudan güvence altına almaktadır. Meclis (TBMM) tarafından önümüzdeki dokuz ay içinde yapılması gereken bu yeni düzenlemenin, yakın dönemde yasalaşması beklenen 12. Yargı Paketi kapsamına alınarak meclis gündemine getirilebileceği tahmin edilmektedir; ancak yeni bir düzenleme yapılmasa dahi muafiyetlerin kalkmasıyla platformların hukuki sorumluluğu genel hükümler uyarınca başlayacaktır. Bu geçiş sürecinde hem e-ticaret şirketlerinin sözleşme ve risk yönetim altyapılarını yeni hukuki duruma göre revize etmesi hem de tüketicilerin hak kayıplarını önlemek adına yasal gelişmeleri takip etmesi usul ekonomisi açısından gereklidir.  


Bilgilendirme Notu: İşbu makale, internetten alışveriş ve internetten alınan ürünlerin ayıplı çıkması konularındaki yüksek yargı kararı çerçevesinde, sadece genel kamuoyunu bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Metin, somut bir uyuşmazlığa yönelik doğrudan hukuki mütalaa, tavsiye veya avukatlık danışmanlığı niteliği taşımamaktadır. Yazı içerisinde adı geçen Trendyol, Hepsiburada, Amazon Türkiye ve N11 gibi markalar; kanunda yer alan "aracı hizmet sağlayıcı" kavramının okuyucu nezdinde daha net anlaşılması amacıyla, herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin tamamen örnekleme gayesiyle kullanılmıştır.

bottom of page
×
🚨

ÖNEMLİ GÜVENLİK UYARISI

Son günlerde kendilerini Avukat, Uzlaştırmacı veya Adliye Personeli olarak tanıtan dolandırıcıların, büromuz avukatlarının adını ve sicil bilgilerini kullanarak vatandaşlarımızı aradığı tespit edilmiştir.

"Hakkınızda dava, icra veya uzlaştırma dosyası var" diyerek sizden para veya İBAN talep eden kişilere kesinlikle itibar etmeyiniz.

Büromuz hiçbir şekilde telefon üzerinden sizden para talep etmez. Dosyalarınızı lütfen yalnızca resmi e-Devlet (UYAP) sistemi üzerinden kontrol ediniz.