IBAN Cezalarında Uyarlama: 12. Yargı Paketi ve TCK 158/4 (2026)
- Av. Yunus Emre Aydın
- 26 Haz
- 9 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 11 saat önce
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı 12. Yargı Paketi, kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen ve banka hesaplarını başkalarına kullandırarak bilmeden veya ihmal neticesinde dolandırıcılık suçlarına karışan binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren çok önemli düzenlemeler içermektedir. Bu yazımızda, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte TCK 158/4 maddesiyle nelerin değiştiği, devam eden istinaf dosyalarının durumu ve bilhassa cezası kesinleşmiş dosyalarda "uyarlama yargılaması" sürecinin nasıl işleyeceği hukuki dayanaklarıyla anlatılmıştır.

12. Yargı Paketi ile IBAN Kiralama Suçunda Neler Değişiyor?
Günümüzde sosyal medya ve dijital platformlarda "hesabını kirala, komisyon kazan" gibi vaatlerle birçok kişinin, özellikle de gençlerin banka hesapları suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılabilmektedir. Mevcut uygulamada, fiili bizzat planlayan asıl dolandırıcı olmasalar dahi hesaplarını kullandıran kişiler ağır cezalarla karşılaşmaktadır. Yeni Yargı Paketi ile Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 158. maddesine 4. fıkra eklenmektedir. Bu fıkraya göre; dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına ait banka, kredi kartı veya kripto varlık hesaplarının kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı kalması durumunda, faile verilecek ceza yarı (1/2) oranında indirilecektir. Bu düzenleme, suça sağlanan katkının niteliğini esas alan ve gerçek dolandırıcı ile yalnızca banka bilgisini paylaşan kişiyi ayıran adil bir sistem kurmayı amaçlamaktadır.
TCK Madde 158/4: Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Kesinleşmiş IBAN Dosyalarında Uyarlama Yargılaması Nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi (Lehe Kanunun Geçmişe Yürümesi İlkesi) uyarınca; bir kişi yargılanıp cezası kesinleşmiş olsa bile, sonradan yürürlüğe giren yasaların failin lehine sonuç doğurması halinde bu yeni durum geçmişe dönük olarak uygulanmak zorundadır. Hukuk pratiğinde bu işleme "Uyarlama Yargılaması" denir.
Ceza hukukunda kural olarak bir kararın kesinleşmesi dosyanın kapandığı anlamına gelse de, lehe kanun çıkması bu kuralın en önemli istisnasıdır. 7589 sayılı 12. Yargı Paketi'nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, daha önceden IBAN kiralama/kullandırma eylemi sebebiyle "nitelikli dolandırıcılık" suçundan ceza almış ve dosyası kesinleşmiş hükümlüler bakımından, yarı (1/2) oranındaki bu yeni indirimden faydalanmak üzere uyarlama yargılaması süreci gündeme gelecektir.
Kesinleşmiş IBAN Dosyalarında Uyarlama Yargılaması Başvurusu ve Süreci Nasıl İşler?
Uyarlama yargılaması usulü, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (CGTİK) 98. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Yasa yürürlüğe girdikten sonra hak kaybına uğramamak için bu sürecin çok iyi anlaşılması gerekmektedir:
Başvuru Mercii Neresidir? Lehe kanun değerlendirmesi yapılması ve yeni ceza oranının belirlenmesi için, kararı veren ilk derece mahkemesine başvurulur. Karar Yargıtay veya İstinaf aşamasından geçerek kesinleşmiş olsa dahi başvurulacak yer, en başta kararı veren yerel mahkemedir.
İnceleme Usulü Nasıl Yapılır? Duruşma Açılır mı? Kural olarak uyarlama yargılamasında mahkeme, sanığı veya avukatını çağırmadan "dosya (evrak) üzerinden" inceleme yapar. Mahkeme, Cumhuriyet savcısının ve hükümlünün (veya avukatının) görüşlerini yazılı olarak isteyebilir. Ancak, kanun değişikliğinin olaya uygulanıp uygulanmayacağının tespitinde şüphe varsa, delil tartışması gerekiyorsa veya mahkemenin takdir hakkını kullanması icap ediyorsa istisnai olarak "duruşma açılarak" da karar verilebilir.
İnfazın Durdurulması ve Tahliye: Mahkeme, uyarlama talebini değerlendirirken veya bu talep mahkemeye ulaşır ulaşmaz, ileride telafisi güç zararlar doğmaması adına (örneğin kişinin fazladan cezaevinde yatmasını önlemek için) cezanın infazının durdurulmasına karar verebilir. Bu karar verildiğinde; hükümlü cezaevindeyse derhal tahliye edilir, hakkında yakalama kararı varsa bu karar derhal kaldırılır.
CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN Madde 98- (1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir. (2) Birinci fıkra uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme veya infaz hâkimliği olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
IBAN Suçlarında İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) Aşamasındaki Dosyaların Durumu
7589 sayılı Kanun'un Geçici Madde 1/6 hükmü, dosyası henüz kesinleşmemiş ancak İstinaf ve Yargıtay aşamasında bekleyen vatandaşlar için net bir kural koymaktadır. Geçici Madde 1/6 uyarınca; kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) ceza dairelerinde bulunan sanıklar hakkında doğrudan "bozma kararı" verilecek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki dosyalar ise ilk derece mahkemelerine gönderilecektir.
Geçici Madde 1/6: Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.
Kesinleşmiş ve İnfaz Aşamasındaki Dosyalarda 6 Aylık Zarar Giderimi Süresi
Teklifin Geçici 1/7 maddesi, cezası kesinleşen ve infaz aşamasında olan kişilere bir "Etkin Pişmanlık" hakkı tanımaktadır.
Düzenlemeye göre:
Daha önce TCK 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmamış olan hükümlülere mahkemece bir ihtar yapılacaktır.
Bu ihtardan itibaren altı (6) ay içinde mağdurun uğradığı zararın tamamen giderilmesi (aynen geri verme veya tazmin suretiyle) istenecektir.
Zararın bu 6 ay içinde tamamen giderilmesi halinde hükümlü, TCK 168. maddesinde öngörülen (1/2 oranında) ceza indiriminden geriye dönük olarak faydalanabilecektir.
Ancak daha önce yargılama aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmış olanlar bu özel haktan yeniden faydalanamayacaktır.
Geçici Madde 1/7: Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında Türk Ceza Kanununun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır.
Uyarlamanın Adli Sicil (Sabıka) ve Müddetnameye Etkisi Nedir?
Uyarlama yargılaması neticesinde hem TCK 158/4 kapsamındaki yarı oranındaki indirim hem de TCK 168 (Etkin Pişmanlık) indirimi uygulandığında, hükümlünün mevcut hapis cezası ciddi oranda düşecektir. Bu durumun sonuçları şunlardır:
Müddetnamenin İptali ve Yeni Hesaplama: Mevcut müddetname (cezaevinde ne kadar kalınacağını gösteren belge) geçersiz hale gelir ve yeniden düzenlenir. Yeni hesaplamaya göre "yatarı" kalmayanlar derhal tahliye edilir.
Adli Sicil Kaydı (Sabıka) Temizliği: Eğer infaz süresi yeni yasayla dolmuş sayılıyorsa dosya kapanır. Uyarlama ile ceza sınırlarının değişmesi veya etkin pişmanlık şartlarının sağlanması sicil kayıtlarına yansır, infazı tamamlanan cezaların Adli Sicil Arşiv kaydına alınması ve şartlar oluştuğunda silinmesi sağlanır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS): IBAN Mağdurları ve Uyarlama Yargılaması
Uyarlama yargılaması için başvuru dilekçesi vermek zorunlu mu, mahkeme kendiliğinden (resen) yapar mı?
Ceza hukuku gereği mahkemeler lehe kanun çıkması durumunda dosyaları resen (kendiliğinden) incelemekle yükümlüdür. Ancak binlerce dosyanın aynı anda mahkemelerin önüne yığılacağı düşünüldüğünde, mahkemenin sizin dosyanızı fark etmesi aylar sürebilir. Bu sebeple, vakit kaybetmeden ve hak kaybı yaşamamak adına uzman bir avukat aracılığıyla mahkemeye "Uyarlama Talepli" bir dilekçe sunulması son derece hayati ve gereklidir.
Şu an "IBAN kullandırmak" suçundan cezaevindeyim. Yeni yasa çıkınca hemen tahliye olur muyum?
İlgili mahkemeye yapılacak infazın durdurulması talepli uyarlama başvurusu ile mahkeme, yeni yasanın (TCK 158/4 ve 1/2 indirim oranının) cezanıza etkisini değerlendirecektir. Hesaplanan yeni ceza süresine göre "yatarınızı" tamamlamışsanız veya yeni yasa nedeniyle infazın durdurulması şartları oluşmuşsa mahkeme derhal infazı durdurarak tahliye kararı verecektir.
Dosyam henüz kesinleşmedi, İstinaf'ta bekliyor. Uyarlama yargılaması nerede yapılacak?
7589 sayılı Kanun'un Geçici Madde 1/6 hükmü oldukça nettir. Dosyası İstinaf'ta (Bölge Adliye Mahkemesi) olanlar için İstinaf dairesi esasa girmeden doğrudan "bozma" kararı verip dosyayı ilk derece mahkemesine (kararı ilk veren mahkemeye) geri gönderecektir. Tüm yeniden hesaplama işlemleri ilk derece mahkemesinde yapılacaktır.
Müştekinin/Mağdurun zararını ödeyecek maddi gücüm yok. Bu durumda yeni yasadaki "yarı oranında indirimden" (TCK 158/4) hiç mi faydalanamayacağım?
Burada iki farklı indirim söz konusudur ve bu husus çok karıştırılmaktadır.
TCK 158/4 İndirimi: Sadece hesabınızı kullandırdığınız için yasanın getirdiği "1/2" oranındaki indirim, zararı ödeyip ödememenizden bağımsızdır. Bu yasal bir haktır ve şartları taşıyorsanız verilecek temel ceza uyarlama ile her halükarda yarı oranında düşürülecektir.
TCK 168 Etkin Pişmanlık İndirimi (Geçici 1/10 Madde): Mağdurun zararını 6 ay içinde öderseniz, TCK 158/4 indirimine ek olarak, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında cezanızdan geriye dönük bir indirim daha yapılır. Dolayısıyla, zararı ödeyemeseniz dahi yasanın getirdiği ilk indirimden (TCK 158/4) faydalanırsınız. Ancak zararı da öderseniz cezanız daha fazla düşer.
Uyarlama kararlarına veya infazın durdurulması talebinin reddine karşı itiraz hakkım var mı?
Evet. İlk derece mahkemesinin uyarlama yargılaması sonucunda verdiği kararlara veya "infazın durdurulması" talebini reddetmesine karşı bir itiraz hakkınız bulunmaktadır. Bu itirazların yasal süreler içerisinde yapılması gerekmektedir.
TCK 158/4 Uyarlama ve İnfazın Durdurulması Dilekçesi
Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, cezaevinde bulunan veya cezası kesinleşmiş kişiler için ceza indirimi ve tahliye yolu açılmıştır. Ancak uygulamada, internetten alınan taslak metinlerle ya da kulaktan dolma bilgilerle yazılan dilekçeler hak kaybına yol açabilmektedir. Mahkemenin duruşma açmadan, sadece dosya üzerinden karar vereceği bu süreçte, sunulacak dilekçenin basmakalıp bir şablon olmaması, dosyanın durumuna göre özenle hazırlanması gerekir. IBAN cezaları uyarlama dilekçesi yazılırken cezaevinde boş yere fazladan kalınmaması ve hak kaybı yaşanmaması için şu hususlara kesinlikle dikkat edilmelidir:
Dilekçenin Doğru Mahkemeye Sunulması: Uyarlama yargılamasında yetkili yer, cezayı veren ilk derece mahkemesidir. Karar İstinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olsa bile, dilekçe doğrudan cezayı ilk veren yerel Ağır Ceza Mahkemesine veya Asliye Ceza Mahkemesine hitaben yazılmalıdır. Yanlış mahkemeye başvurmak ciddi zaman kaybına yol açar ve cezaevindeki kişinin tahliyesini geciktirir.
Hesabın Sadece "Kullandırıldığının" Net Şekilde Anlatılması: TCK 158/4 maddesindeki yarı oranındaki (1/2) indirimden yararlanmanın temel şartı, suça sadece hesap veya kart bilgilerini vererek karışmış olmaktır. Dilekçede; kişinin dolandırıcılığı planlayan, mağduru kandıran veya suç şebekesini yöneten kişi olmadığı; eyleminin sadece hesap numarasını paylaşmaktan ibaret olduğu mahkeme kararlarına ve ifadelere dayanarak net bir şekilde gösterilmelidir.
İnfazın Durdurulması Talebinin Açıkça Belirtilmesi: Kanun gereği, sadece uyarlama başvurusu yapmak cezanın infazını kendiliğinden durdurmaz. Bu yüzden dilekçede, yeni kanun uygulandığında cezanın ne kadar düşeceği ve kişinin zaten yatması gereken süreyi doldurduğu net bir şekilde hesaplanarak ortaya konulmalıdır. Kişinin bir gün bile fazladan hapis yatmaması için ivedilikle infazın durdurulması ve tahliye talep edilmelidir.
Zararı Ödeme İsteğinin Doğru Yazılması: Yeni yasa, cezası kesinleşmiş kişilere mağdurun zararını ödemeleri için 6 aylık kesin bir süre tanımaktadır. Dilekçede, bu haktan yararlanmak istendiği açıkça belirtilmeli ve mahkemeden "ödenecek net zarar miktarının ve paranın yatırılacağı hesap numarasının" taraflarına bildirilmesi istenmelidir.
Önemli Uyarı: Uyarlama yargılaması, alelade bir dilekçe verme işlemi değildir; kesinleşmiş bir cezanın yeni yasaya göre sıfırdan hesaplanması sürecidir. Eksik bir talep veya hatalı bir ceza hesabı, doğrudan reddedilme sebebidir. Her dosyanın suç tarihi, yatılan süre ve delilleri farklı olduğundan, hak kaybı yaşamamak adına sürecin en başından itibaren bir ceza avukatı ile takip edilmesi en güvenli yoldur.
TCK 142 ve TCK 245 Kapsamındaki Dosyalarda Durum Nedir?
Kamuoyunda banka hesabı veya IBAN kullandırılmasıyla bağlantılı tüm davalar genellikle tek bir başlık altında düşünülse de, 12. Yargı Paketi ile getirilen yeni indirim düzenlemesi yalnızca TCK 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna özgüdür. Banka veya bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık (TCK 142) ya da banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK 245) suçlarından cezası kesinleşen veya yargılaması devam eden dosyalar, bu yeni fıkranın ve buna bağlı uyarlama yargılamasının kapsamı dışındadır. Dolayısıyla, yaşanan olayda bir IBAN veya banka hesabı kullanılmış olsa bile, mahkeme hükmünü dolandırıcılık yerine hırsızlık veya kart güvenliğini ihlal suçlarından kurmuşsa, bu yasal indirimden doğrudan yararlanmak mümkün olmayacaktır. Hak kaybına uğramamak adına, başvuru öncesinde dosyaya konu eylemin mahkemece tam olarak hangi suç maddesi kapsamında cezalandırıldığının net bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir.
Sonuç ve Değerlendirme
7589 sayılı 12. Yargı Paketi’nin yasalaşarak yürürlüğe girmesiyle birlikte, TCK 158/4 maddesi kapsamında banka veya kredi kartı hesaplarını başkalarına kullandıran sanık ve hükümlüler için zorunlu ve kademeli bir hukuki süreç başlamıştır. Dosyası henüz kesinleşmemiş olup İstinaf aşamasında bulunan sanıklar hakkında ilgili ceza dairelerince doğrudan bozma kararı verilerek dosyalar ilk derece mahkemelerine gönderilecek ve bu yeniden yargılama aşamasında eylemin yeni madde sınırlarında kaldığı somutlaştırılıp yarı oranındaki indirim uygulanacaktır. Cezası kesinleşmiş hükümlüler bakımından ise kararı veren yerel mahkemeye vakit kaybetmeksizin "uyarlama yargılaması" ve "infazın durdurulması" talepli başvuruların yapılması, adliyelerin iş yoğunluğu nedeniyle resen incelemelerin gecikebileceği gözetildiğinde, haksız infazların önüne geçilmesi adına atılması gereken ilk ve en kritik adımı oluşturmaktadır.
İnfaz aşamasındaki dosyalar için işletilecek bir diğer önemli prosedür ise mahkemece yapılacak ihtardan itibaren başlayacak olan altı (6) aylık kesin zarar giderme süresidir. Bu yasal süre zarfında mağdurun uğradığı zararın tamamen aynen iade veya tazmin suretiyle karşılanması, TCK 168 maddesindeki etkin pişmanlık indiriminin geriye dönük olarak infaza yansıtılabilmesi için zorunlu bir yasal şarttır. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından yaşanacak dosya yoğunluğu, evrak üzerinden yapılacak incelemelerdeki usuli eksiklikler ve müddetname hesaplama hataları kalıcı özgürlük kayıplarına sebebiyet verebileceğinden, IBAN cezaları uyarlama yargılaması ve zarar giderme mekanizmalarının somut olayın özelliklerine göre tasarlanmış dilekçelerle, uzman bir ceza avukatı koordinasyonunda yürütülmesi hukuki güvenliğin sağlanması bakımından elzemdir.
Yasal Uyarı
Bu makalede incelenen TCK 158/4 düzenlemesi, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’un resmi metnine dayanmaktadır. IBAN cezaları uyarlama yargılaması ve infazın durdurulması süreçlerini başlatacak kişiler için bu yazıdaki usuli detaylar ve hukuki unsurlar bilgilendirme amaçlıdır. Her ceza dosyasının suç tarihi, mevcut ceza miktarı ve yatar süresi kendine özgü dinamikler barındırdığından, buradaki genel açıklamalar doğrudan bir hukuki tavsiye veya mütalaa niteliği taşımamaktadır. Yasal haklardan ve ceza indirimi imkânlarından kalıcı hak kaybına uğramadan eksiksiz yararlanabilmek adına, sürecin uzman bir ceza avukatı rehberliğinde ve dosya özelinde takip edilmesi önemle tavsiye edilir.