12. Yargı Paketi: Kanun Teklifi Tam Metni ve Madde Gerekçeleri (Eksiksiz Liste)
- Av. Yunus Emre Aydın
- 14 saat önce
- 19 dakikada okunur
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulan ve kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", hukuk ve ceza yargılamalarında önemli yenilikler içermektedir. Bu paket başta İcra ve İflas Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu olmak üzere birçok temel mevzuatta köklü değişiklikler öngörmektedir. IBAN düzenlemesi olarak bilinen husus teklifte yer almamaktadır. Kanun teklifindeki tüm maddelerin tam ve eksiksiz metinleri ile her bir maddenin özet gerekçeleri aşağıda sunulmuştur.

I. İCRA VE İFLAS KANUNU (2004 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 1
Kanun Teklifi Metni:
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa 34 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"İdareye başvuru zorunluluğu: MADDE 34/a- Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen bir miktar para ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar, idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilir. Hükmedilen tutarın ödenmesine ilişkin alacaklı veya vekilinin idareye yazılı şekilde banka hesap numarasını bildirerek yapacağı başvuru tarihinden itibaren en geç bir ay içinde ilamda belirtilen alacağın ilamda belirtildiği şekilde varsa ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve diğer fer'ileriyle birlikte ödenmediği takdirde ilamlı icra takibi yapılabilir. Bu başvuru yapılmaksızın doğrudan doğruya ilamlı icra yoluna başvurulamaz."
Gerekçe Özeti: İdare aleyhine hükmedilen borçlarda doğrudan icra takibi başlatılması idareye gereksiz mali külfet (vekalet, harç, faiz) yüklemektedir. Bu maddeyle, icra takibi öncesinde idareye 1 aylık ödeme ve başvuru süresi tanınarak icra dairelerinin iş yükünün ve kamu zararının azaltılması hedeflenmektedir.
MADDE 2
Kanun Teklifi Metni:
2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş ve yedinci fıkrasının (6), (8) ve (9) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır." "6. Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi hâlinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazinenin teminat göstermekten muaf olduğu. 8. Elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde yüzü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği. 9. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde onunun kendi alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısından alman teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği; ayrıca en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili için tahsil dairesine bildirileceği."
Gerekçe Özeti: Ortaklığın giderilmesi davalarında (izale-i şüyu) üçüncü kişilerin açık artırmaya girmesinin önüne geçilerek, ilk ihalenin sadece mirasçılar arasında yapılması sağlanmakta ve mirasçıların menfaatleri korunmaktadır. Ayrıca, kötü niyetle ihaleye katılıp yüksek teklif vererek bedeli yatırmayan kişilerin ihaleyi sabote etmesinin önlenmesi için ihale bedelinin yüzde beşi oranında idari para cezası ve teminatın yanması gibi caydırıcı yaptırımlar getirilmiştir.
II. NOTERLİK KANUNU (1512 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 3
Kanun Teklifi Metni:
18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 55-Noterlik evrak ve defterleri mahkeme, sulh ceza hâkimliği ve Cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmî daireler tarafından yahut konusu da belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilir. Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından, noterlik evrakının aslının istenmesi hâlinde ilgili noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylar. Noter, onayladığı örneği aslının yerinde saklar ve evrakın aslını ilgili mercie gönderir. Mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmî daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istendiği durumlarda, noter istenilen evrakın aslını elektronik ortamda taramak ve güvenli elektronik imzayla imzalamak suretiyle oluşturduğu onaylı örneği ilgili mercie elektronik ortamda gönderir. Elektronik ortamda gönderme imkânı bulunmayan durumlarda evrakın aslına uygunluğunu onaylayarak onaylı örneği ilgili mercie gönderir. Bu madde uyarınca yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmez. Posta masrafı ve yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi, değerli kâğıt ücreti dâhil herhangi bir ücret alınmaz."
Gerekçe Özeti: Noterlik evrak ve defterlerinin yargı veya soruşturma mercilerine gönderim sürecinin hızlandırılması amacıyla, evrakların güvenli elektronik imza ile onaylı örneklerinin fiziki gönderim yerine elektronik ortamda (UYAP üzerinden) iletilmesi hedeflenmiş ve masrafların önüne geçilmiştir.
III. DANIŞTAY, BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ VE İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 4
Kanun Teklifi Metni:
6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 27 nci maddesinin onüçüncü fıkrasında yer alan "on yıl" ibaresi "on dört yıl" şeklinde değiştirilmiş ve maddenin onyedinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. "Bu fıkra hükümleri, 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmaz."
Gerekçe Özeti: Danıştay'ın iş yükü dikkate alınarak, mevcut daire sayısının yasa ile öngörülen ona indirilmesi için tanınan geçiş süresi 4 yıl (23/7/2030 tarihine kadar) uzatılmıştır. Bu tarihe kadar Danıştay meslek mensubu kadro sayısının azaltılmaması için boşalan üyeliklerin yerine aynı sayıda üye seçimi yapılmaya devam edilecektir.
MADDE 5
Kanun Teklifi Metni:
6/1/1982 tarihli ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan "yirmibeşbin" ibaresi "dört yüz seksen altı bin" şeklinde değiştirilmiştir. "1. Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, aşağıda sayılan davalar idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir: a) Konusu dört yüz seksen altı bin Türk Lirasını aşmayan; idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları. b) İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar. c) Kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar. d) Kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar. e) Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar. f) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar."
Gerekçe Özeti: İdari yargıda davaların makul sürede ve hızla sonuçlanması için, mahiyeti itibarıyla mahkeme heyetinde tartışılmasına gerek duyulmayan, parasal sınırın altındaki veya basit nitelikli uyuşmazlıkların tek hakim tarafından incelenmesi sağlanmıştır.
MADDE 6
Kanun Teklifi Metni:
6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45 inci maddesinin üçüncü veamp; beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "3. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararma ilişkin yaptığı inceleme sonunda; a) Kararı hukuka uygun bulursa, b) Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek, c) Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak, istinaf başvurusunun reddine karar verir." "5. Bölge idare mahkemesi; a) İlk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması, b) Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması, c) Dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi, d) Dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi, e) Talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi, f) Keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi, g) Duruşma yapılması gerektiği hâlde duruşma yapılmadan karar verilmesi, hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verir. Ancak bölge idare mahkemesi, (f) ve (g) bentlerindeki eksikliği kendisi gidererek karar verebilir. Bu fıkrada sayılan haller dışında kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemez."
Gerekçe Özeti: Bölge idare mahkemelerinin uyuşmazlığa son verirken, yerel mahkeme kararını hukuka uygun ancak gerekçesini eksik bulduğunda kararını bozmak (kaldırmak) yerine bizzat gerekçeyi değiştirerek reddetmesi amaçlanmıştır. Dosyanın zaman kaybı yaratmaması için ilk derece mahkemesine geri gönderilme sebepleri bariz usul hatalarıyla sınırlandırılmıştır.
MADDE 7
Kanun Teklifi Metni:
2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının başına "1. " ibaresi eklenmiş, (c) bendi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "2. Birinci fıkra kapsamında olmayan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir. Ancak, aşağıda sayılan dava ve işler bakımından kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamaz: a) İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar. b) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalar. c) 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalar. d) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davalar. e) Sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlar."
Gerekçe Özeti: Anayasa Mahkemesinin iptal kararı neticesinde, Bölge İdare Mahkemelerinin ilk derece mahkemesi kararlarını kaldırıp ilk defa esas hakkında yeniden karar tesis ettiği durumlarda bu yeni kararlara karşı (parasal sınırın altı vb. istisnai haller hariç) Danıştay'da temyiz yolu açılarak "hükmün denetlenmesini talep etme hakkı" hukuki koruma altına alınmıştır.
IV. ADLİ TIP KURUMU İLE İLGİLİ BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN (2659 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 8
Kanun Teklifi Metni:
14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun mülga 26 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. "Atama ve görev süresi: MADDE 26- Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şarttır. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıldır. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam eder."
Gerekçe Özeti: Anayasa Mahkemesi iptali doğrultusunda, Adli Tıp ihtisas kurullarının bilimsel yeterlilik ve akademik donanımını sağlamak amacıyla üyelerde aranacak atama şartları ile 4 yıllık kanuni görev sürelerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile değil doğrudan yasa ile düzenlenmesi mecburiyeti yerine getirilmiştir.
V. HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU (2802 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 9
Kanun Teklifi Metni:
24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 10 uncu maddesinin mevcut üçüncü, ondördüncü ve onbeşinci fıkralarından sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki fıkralar eklenmiş, mevcut onikinci fıkrasında yer alan "onaltıncı" ibaresi "ondokuzuncu" şeklinde ve mevcut onsekizinci fıkrasında yer alan "sözlü sınavlara ilişkin hususlar Türkiye Adalet Akademisince çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." ibaresi "sözlü sınavlara ilişkin diğer hususlar Türkiye Adalet Akademisince çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde değiştirilmiştir. "Adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına ilgisine göre; Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilir." "Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulur. Sınavlar, yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Mazereti sebebiyle yazılı sınavlara katılamayan hâkim ve savcı yardımcıları, mazeretlerinin ortadan kalktığı günden itibaren durumlarını en geç beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirir. Yazılı sınav kurulunca mazereti haklı görülenlerin yazılı sınavı, Akademi tarafından belirlenen tarihte yapılır. Yazılı sınav sonuçları, yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanır ve Akademiye teslim edilir." "Sözlü sınavda hâkim ve savcı yardımcısının; a) Eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, b) Mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği, c) Özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu, ç) Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi, değerlendirilir. Sözlü sınav, bu fıkrada belirtilen hususların her biri yirmibeşer puan üzerinden değerlendirilerek yapılır. Sözlü sınav kurulunun her bir üyesi tarafından verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Sözlü sınav puanı, üyelerin yüz üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalamasıdır. Sözlü sınav sonuçları, sözlü sınav kurulunca tutanağa bağlanır ve Akademiye teslim edilir. Mazereti sebebiyle sözlü sınava katılamayan hâkim ve savcı yardımcıları, mazeretlerinin ortadan kalktığı günden itibaren durumlarını en geç beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirir. Sözlü sınav kurulunca mazereti haklı görülenlerin sözlü sınavı. Akademi tarafından belirlenen tarihte yapılır."
Gerekçe Özeti: Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek, Türkiye Adalet Akademisinde verilen eğitimlerin içerik esasları ile hakim ve savcı yardımcılarının yazılı ve sözlü mülakatlarının yüz tam puan üzerinden değerlendirilmesi kurallarının hukuki belirlilik için yönetmelik yerine kanun seviyesinde düzenlenmesi zorunluluğu giderilmiştir.
MADDE 10
Kanun Teklifi Metni:
2802 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasına (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiştir. "f) Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak,"
Gerekçe Özeti: Hâkimlerin ve savcıların bizzat kendi hukuki bilgileri ile çözmesi gereken konularda bilirkişiye müracaat ederek masrafları artırması ve davaları uzatmasının önüne geçilmesi amacıyla bu davranış açıkça uyarma disiplin cezasına bağlanmıştır.
VI. KANUNI FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN (3095 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 11
Kanun Teklifi Metni:
4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 1- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseninden fazlası olmamak üzere yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur,"
Gerekçe Özeti: Anayasa Mahkemesinin borcun geç ödenmesi neticesinde paranın değerinde oluşan aşınmanın adil olarak giderilmediği gerekçesine dayanan iptal kararını karşılayabilmek üzere, yasal faiz oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerindeki reeskont oranının yüzde sekseni ile ilişkilendirilmiştir.
VII. TÜRK MEDENİ KANUNU (4721 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 12
Kanun Teklifi Metni:
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 440 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine "talimat uyarınca," ibaresinden sonra gelmek üzere "Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalmda" ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe Özeti: Vesayet altındaki kısıtlılara ait taşınır malların satışının, fiziki yer kısıtlamaları aşılarak UYAP elektronik satış portalı üzerinden açık artırma yoluyla yapılması sağlanmış, böylece malların rekabetçi ortamda daha yüksek bedelle satılarak kısıtlıların haklarının korunması hedeflenmiştir.
MADDE 13
Kanun Teklifi Metni:
4721 sayılı Kanunun 444 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalmda açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir."
Gerekçe Özeti: Kısıtlıların menfaatini maksimize etmek amacıyla, aynı taşınır mallarda olduğu gibi kısıtlılara ait taşınmaz malların da elektronik satış portalı aracılığıyla ihaleye çıkarılması zorunlu kılınmıştır.
VIII. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (5271 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 14
Kanun Teklifi Metni:
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 80 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. "(2) İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklamak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir." "(3) Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna; Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. (4) İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usûller, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir."
Gerekçe Özeti: Anayasa Mahkemesinin genetik verilerin saklanma usulündeki yasal boşluk ihlali kararını gidermek amacıyla; DNA verisi niteliğindeki moleküler genetik inceleme sonuçlarının kimlikten arındırılarak beraat/takipsizlik hallerinde derhal, aksi mahkûmiyet halinde ise azami 20 yıl sonra yasal usullerle imha edileceği açık kanun maddesiyle güvence altına alınmıştır.
MADDE 15
Kanun Teklifi Metni:
5271 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 134- (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programlan ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya müdafiine verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. (6) Bu tedbirin uygulanması suretiyle elde edilen veriler, adlî emanette saklanır ve korunması için gerekli tedbirler alınır. Bu veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren onbeş yıl sonunda Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. İlgililer bu süre içinde verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilir."
Gerekçe Özeti: Bilgisayarlar ve dijital veriler üzerinde yapılan arama/kopyalama işlemleri sonucu elde edilen ve adli emanette saklanan kişisel verilerin, karar kesinleştikten 15 yıl sonra imha edileceğine ve hak sahiplerinin bu verilerin silinmesini mahkemeden talep edebileceğine dair usuller belirlenerek AYM'nin kişisel veri ihlali endişeleri giderilmiştir.
MADDE 16
Kanun Teklifi Metni:
5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beş ilâ ondördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz Önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (7) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararmın verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. (9) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbire ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldıgı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi karan verilir. (11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. (12) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. (13) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, işkence ve eziyet suçlan ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz."
Gerekçe Özeti: Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri uyarınca Devletin işkence, eziyet ve kötü muameleye ilişkin failleri cezasız bırakmama yükümlülüğü gereğince, kamu görevlilerince işlenen bu suçlar bakımından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) hükümleri istisna kapsamına alınarak yasaklanmıştır.
MADDE 17
Kanun Teklifi Metni:
5271 sayılı Kanunun 247 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "(3) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilir."
Gerekçe Özeti: Kaçak duruma düşüp hakkında sadece güvenlik tedbiri uygulanan sanığa, yeniden değerlendirme ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde mahkemede bizzat hazır bulunarak savunmasını yapması şartıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilme hakkı verilmiştir.
MADDE 18
Kanun Teklifi Metni:
5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(1) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz." "(4) İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır."
Gerekçe Özeti: Yargıtay C. Başsavcılığının itiraz yetkisinin kapsamı görev/yetkisizlik hariç tüm kararları (bozma, düşme vd.) kapsayacak biçimde genişletilmiş olup, süre sınırı 3 aya çıkarılmış ve sürenin dosyanın fiilen teslim alınmasından itibaren başlayacağı vurgulanarak hak arama etkinliği artırılmıştır.
IX. TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 19
Kanun Teklifi Metni:
11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 55 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. "Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilenemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir."
Gerekçe Özeti: İş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatlarında bilinemeyen dönem (gelecek dönem) için haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilmesi borçluya aşırı yük getirmekteydi. Adil bir denge kurulması için bilinen döneme olay tarihinden, varsayımsal olan bilinemeyen döneme ise karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi esası kabul edilmiştir.
X. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (6100 SAYILI KANUN) DEĞİŞİKLİKLERİ
MADDE 20
Kanun Teklifi Metni:
12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe Özeti: Hangi alacaklar için açılabileceği konusunda tartışmalara neden olan, dava hatalarında ciddi hak kayıpları ve zamanaşımı zararlarına yol açan "belirsiz alacak davası" usul hukukumuzdan tamamen çıkarılarak koruduğu tüm yararlar "kısmi dava" kurumuna aktarılmıştır.
MADDE 21
Kanun Teklifi Metni:
6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır."
Gerekçe Özeti: Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla kısmi dava açan tarafa güvence getirilmiş, talep artırımının ıslah yasağına takılmaksızın bir defaya mahsus tahkikat bitene dek yapılabilmesi ve bu talepler için zamanaşımının davanın en başında kesilmiş kabul edilmesi sağlanmıştır.
MADDE 22
Kanun Teklifi Metni:
6100 sayılı Kanunun 147 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(3) Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz, İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir."
Gerekçe Özeti: Adaletin hızlandırılması ve davaların makul sürede tamamlanması amacıyla hukuk yargılamalarında kural olarak duruşmaların 3 aydan uzun süreye ertelenemeyeceği ve uzatılması gereken istisnai hallerin doğrudan tutanağa yazılması esası getirilmiştir.
MADDE 23
Kanun Teklifi Metni:
6100 sayılı Kanunun 149 uncu maddesine üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir. "(4) Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, 154 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz."
Gerekçe Özeti: SEGBİS / e-duruşma üzerinden duruşmaya katılan taraflara ve avukatlarına, irade beyanı gerektiren kesin ve kati haller (feragat, ikrar vb.) haricinde fiziki imza şartı aranmayacağı düzenlenerek mahkemeye dijital erişim imkanları kolaylaştırılmıştır.
MADDE 24
Kanun Teklifi Metni:
6100 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "İlk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır."
Gerekçe Özeti: Anayasa Mahkemesinin iptali doğrultusunda, kanuni hakim güvencesinin temini maksadıyla, dosya birleştirme kararlarının doğrudan değil, ancak kararın kesinleşmesinin ardından ilk açılan mahkemeyi bağlayacağı yasal netliğe kavuşturulmuştur.
MADDE 25
Kanun Teklifi Metni:
6100 sayılı Kanunun 168 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 168- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir. (2) İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez."
Gerekçe Özeti: Aynı yargı çevresinde eşdeğer mahkemeler arasındaki uyuşmazlıklarda alınan birleştirme kararlarına karşı, davanın gereksiz beklemesinin önüne geçilerek hükmün esası beklenmeksizin derhal istinaf itirazında bulunabilme yolu açılmıştır.
MADDE 26
Kanun Teklifi Metni:
6100 sayılı Kanunun 362 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(3) Bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen karar, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilir. Bu kararın, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırı geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamaz."
Gerekçe Özeti: Anayasa Mahkemesinin iptal kararına dayanılarak, İstinaf mahkemesinin yerel kararı kaldırıp doğrudan ilk kez verdiği hükümlerde, eğer miktar belirlenen temyiz sınırını aşıyorsa bu yeni karara karşı Yargıtay nezdinde temyiz (kanun yolu) güvencesi sunulmuştur.
MADDE 27
Kanun Teklifi Metni:
6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "(2) Bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemez."
Gerekçe Özeti: Dosyaların görevsizlik ve yetkisizlik gibi basit usuli itirazlarla temyiz (Yargıtay) safhasına dek uzaması ve yıllar sonra sırf bu sebeple en başa dönmesi engellenmiş, bu eksikliğin en geç İstinaf Mahkemelerince çözülmesi amaçlanmıştır.
XI. DİĞER HÜKÜMLER VE YÜRÜRLÜK (GEÇİCİ MADDE VE YÜRÜRLÜK MADDELERİ)
GEÇİCİ MADDE 1
Kanun Teklifi Metni:
(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. (2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2576 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanır. (3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinde yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında, bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler uygulanır. (4) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2659 sayılı Kanunun mülga 26 ncı maddesinin yeniden düzenlenmesi suretiyle görev süresi belirlenen adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla dört yıl veya daha fazla süreyle görev yapmış olanların görevleri sona erer, dört yıldan daha az süreyle görev yapmış olanlar kalan süreyi tamamlar. Bu madde kapsamında görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevine devam eder. (5) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 440 ıncı ve 444 üncü maddelerinde yapılan değişiklikler, açık artırma suretiyle satışına karar verilip de bu değişiklilerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. (6) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce teslim edilmiş olan dosyalar hakkında önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur. (7) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde yapılan değişiklik, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (8) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6100 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 107 nci maddesi, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur.
Gerekçe Özeti: Hukuki güvenlik, öngörülebilirlik ve kazanılmış haklara saygı ilkeleri gereğince uygulamadaki değişikliklerin geçmişe yürütülemeyeceği garanti edilmiş, yayımından önce ilanı verilmiş ihaleler ve mevcut açılmış davalar için eski mevzuatın dikkate alınacağı güvence altına alınmıştır.
MADDE 28
Kanun Teklifi Metni:
(1) Bu Kanunun; a) 4 üncü maddesi 23/7/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, b) 12 nci, 13 üncü ve 23 üncü maddeleri yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra, c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.
Gerekçe Özeti: Kanun değişikliklerinin yürürlüğe gireceği tarihler belirlenmiştir. UYAP entegrasyonu gerektiren elektronik ihale ile ilgili teknik maddeler için uygulamacılara üç ay hazırlık süresi tanınması hedeflenmiştir.
MADDE 29
Kanun Teklifi Metni:
(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe Özeti: Yürürlüğe giren kanun teklifine ilişkin yürütme görevinin yürütme yetkisi ve sorumluluğunu haiz makam olarak Cumhurbaşkanı tarafından ifa edileceği belirtilmiştir.