İstanbul Barosu Tavsiye Niteliğindeki Tevkil Ücret Tarifesi (2026)
- Av. Yunus Emre Aydın

- 8 Haz
- 2 dakikada okunur
İstanbul Barosu, meslekte artan işçileşme ve buna bağlı emek sömürüsünün önüne geçmek, genç ve işçi avukatların mesleki güvencesini desteklemek amacıyla "2026 Yılı Tavsiye Niteliğindeki Tevkil Ücret Tarifesi" ile "Tevkil Tarifesine İlişkin Dikkate Alınacak İlkeler"i yayımladı. Aşağıda, İstanbul Barosu tarafından paylaşılan resmi açıklama metnini ve güncel ücret tarifesini bulabilirsiniz.

2026 Tevkil Ücret Tarifesi (KDV Dahil)
Adliye İşlemleri | 2026 Yılı Tavsiye Tevkil Ücreti (KDV Dahil) |
Duruşma | 4.000,00-TL |
Tanıklı duruşma, Ağır Ceza Mah. veya BAM – BİM duruşması, seri dosya duruşmaları | 5.000,00-TL |
Keşif – Haciz | 6.000,00-TL |
Tahliye ve muhafazalı haciz | 8.000,00-TL |
İstanbul Barosu'ndan yapılan açıklamaya göre yukarıdaki ücretler; İstanbul Barosu’nun yayımladığı "2026 Yılı Tavsiye Niteliğindeki Asgari Ücret Tarifesi" içerisindeki "Avukatın Yanında Çalışan Avukatlar" kısmı için belirlenen 97.500,00-TL aylık ücret esas alınarak hesaplanmıştır.
İstanbul Barosu'nun Resmi Açıklaması
İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatların önemli bir bölümü işçi avukat veya 35 yaş altı genç avukatlardan oluşmaktadır. Meslekte artan işçileşme ve buna bağlı emek sömürüsünden uzaklaşmak isteyen genç avukatlar, serbest çalışmaya yönelmektedir. Bugünkü çalışma düzeninde birçok avukat, geçimini sağlayabilmek için hukuk bürolarında yarı zamanlı ve parça başı işlerle çalışmakta; farklı dosyaları ise çoğunlukla tevkil yoluyla takip etmektedir. Görünürde bağımsız olan bu çalışma biçimi, gerçekte iş sahibi başka avukatlara sürekli bağlılığı da beraberinde getirmektedir.
Düzenli olarak tevkil işi yapan avukatlar geçim sıkıntısı yaşarken, sürekli tevkile başvuran meslektaşlarımızın da farkında olmadan bu emeği daha da ucuzlaştırdığı ve istihdam ihtiyacını bu şekilde kapatmaya çalıştığı görülmektedir. Bu ilişkide çoğu zaman güç dengesi bozulmakta, iş sahibi avukatın ekonomik ve mesleki konumu belirleyici hale gelmektedir. Güvencesizlik, denetimsizlik ve iş süreksizliği genç avukatların karşılaştığı başlıca sorunlardır. Bu tablo, mesleğin etik ilkeleri açısından da ciddi sorunlar yaratmaktadır.
Mesleğin serbest ve bağımsız niteliği gereği, bir işin bizzat iş sahibi avukat tarafından takip edilmesi esastır; tevkil ise istisnai bir yöntemdir. Bu asli-tali ayrımı, Avukatlık Kanunu’nun 171. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Kanun, tevkil ve buna ilişkin ücretlendirmeyi de meslektaşlar arasında ve müvekkilden bağımsız bir konu olarak ele alır. Ayrıca 56. maddede yer alan yetki belgesi düzenlemesi de bu anlayışla uyumludur.
Bugün gelinen noktada hem işçi avukatlık hem de atipik serbest çalışma biçimleri, işin avukat tarafından bizzat takip edilmesi esasının giderek aşındığını göstermektedir. Bu aşınma ise büyüyen bir emek sömürüsünü ortaya çıkarmaktadır. Tevkil nedeniyle oluşan ve meslektaşlar arası eşitlikten uzak bu ilişkinin görmezden gelinmesi, sayıları her geçen gün artan genç avukatların, onların yaşadığı güçlüklerin ve mesleğin genel sorunlarının yok sayılması anlamına gelmektedir.
Avukatlık mesleğinin asli çalışma biçimini göz ardı etmeden ancak hiçbir meslektaşın emeğini de karşılıksız bırakmadan, uygulamadan kaynaklı sorunlara kayıtsız kalmadan hazırladığımız 'Tavsiye Niteliğindeki Tevkil Ücret Tarifesi' ile 'Tevkil Tarifesine İlişkin Dikkate Alınacak İlkeler'i değerli meslektaşlarımızın bilgisine sunarız.


